İçeriğe geç
Anasayfa » Makalelerimiz » Şirket Yöneticilerinin Ceza Hukuku Açısından Sorumlulukları

Şirket Yöneticilerinin Ceza Hukuku Açısından Sorumlulukları

⚡ Hızlı Hukuki Değerlendirme & Doğrudan Cevap

Şirket yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkilileri, şirket faaliyetleri kapsamında bizzat işledikleri veya talimatını verdikleri fiillerden ötürü TCK ve özel ceza yasaları uyarınca şahsen cezai sorumluluk taşırlar. Dolandırıcılık (TCK 157-158), güveni kötüye kullanma (TCK 155), hileli iflas (TCK 161), vergi kaçakçılığı (VUK 359), rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma en sık karşılaşılan cezai risk alanlarıdır.

⚖️ Kanun Maddesi: TCK m. 155, 158, 161 & VUK 359🏛️ Görevli Mahkeme: Asliye & Ağır Ceza Mahkemesi⏳ Zamanaşımı: 8 ila 15 Yıl

İş dünyasında şirket yöneticilerinin önemi tartışılmaz. Ancak bu büyük sorumluluk, hukuki yükümlülükleri ve ceza hukuku çerçevesinde çeşitli cezai sorumlulukları da beraberinde getirir. Şirket Yöneticilerinin Ceza Hukuku Açısından Sorumlulukları konusu, yöneticilik görevini üstlenen herkesin dikkatle incelemesi gereken hayati bir öneme sahiptir.

Bu makalemizde, şirket yöneticilerinin ceza hukuku kapsamındaki sorumluluklarını, potansiyel yasal sonuçları ve yöneticilerin bu tür sorunları nasıl önleyebilecekleri konusundaki ayrıntılı bilgilere yer veriyoruz. Hukuk dünyası sürekli gelişirken, güncel ve doğru bilgiye sahip olmak, yöneticilerin sadece kendilerini değil, aynı zamanda şirketlerini de korumalarını sağlar.

Ceza Hukuku Perspektifinden Şirket Yöneticilerinin Sorumlulukları

Gerçek ve tüzel kişiler, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca ayrılmıştır. Buna göre; bireyler gerçek kişi iken, tüzel kişiler başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız topluluklardır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği başlıklı 20. maddesine göre ise, ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Ayrıca tüzel kişiler hakkında doğrudan ceza yaptırımı (hapis veya adli para cezası) uygulanamaz; yalnızca kanunda açıkça öngörülen güvenlik tedbirlerinin uygulanması mümkündür.

Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine ilişkin genel hüküm ise TCK m. 60’ta düzenlenmekle birlikte, söz konusu madde hükümlerinin yalnızca kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yani bir tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanabilmesi için, suçun düzenlendiği özel kanun metninde bu suçun işlenmesi halinde sorumlu olan tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanacağının açıkça belirtilmiş olması gerekmektedir.

Söz konusu hükümlerde ifade edildiği üzere, tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz ve ceza sorumluluğu şahsidir. Dolayısıyla bir tüzel kişi aracılığıyla veya şirketin ticari faaliyetleri yürütülürken suç işlenmesi halinde, bu suçun işlenmesi yönünden tüzel kişilik içerisindeki gerçek kişilerin faillikleri üzerinden sorumlu tutulmaları söz konusu olabilecektir. Şirket yöneticisinin yönetim faaliyetlerinden kaynaklı muhatap olabileceği her türlü ceza hukuku riski, yöneticinin cezai sorumluluğu kapsamında incelenir.

Şirket yöneticisinin sorumluluğuna bakarken esas almamız gereken ceza hukuku ilkeleri, öncelikle ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi ile kusur ilkesidir. Nitekim modern ceza hukukunda, bir kişinin ceza yaptırımı ile karşılaşması için gerçekleşen eylemde mutlaka kusurunun bulunması şarttır.

Ceza sorumluluğunda esas kusur, kasttır. Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 21 hükmüne göre suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Bu hükme istisnai olarak ise 22. maddede taksir hükmü düzenlenmektedir.

TCK m. 22/2 uyarınca taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Ancak taksir istisnai bir sorumluluk türüdür. Bu husus 22. maddenin birinci fıkrasında “Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır” şeklinde ifade edilmiştir.

Yani bir suçun taksirli halinin cezalandırılabilmesi için o suç tipinde taksirli sorumluluğun kanunda açıkça düzenlenmiş olması gerekir. Kısacası ceza hukukunda kast esastır; bir suçun taksirli hali düzenlenmemişse ve failin kastı da yoksa cezalandırılması mümkün olmayacaktır.

Ceza sorumluluğu şahsi olduğundan, işlenen bir suçtan yalnızca o suçu bizzat veya iştirak halinde gerçekleştiren kişiler sorumlu tutulabilir. Ancak Yargıtay uygulamalarında, şirket çalışanlarının emir verenlerinin emir ve yasaklarını aştığı ispatlanamadığı durumlarda şirketin temsil ve yönetim organlarının sorumlu tutulması gerektiği yönünde içtihatlar geliştirildiği görülmektedir.[1]

Bu yaklaşım, doktrinde şirket temsil ve yönetim organlarına karşı adeta bir ‘sorumluluk karinesi’ oluşturduğu ve iddia makamının suçluluğu ispat yükünü tersine çevirdiği gerekçesiyle eleştirilmektedir.[2] Nitekim Anayasa’mızın 38. maddesinde yer alan “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” kuralı (masumiyet karinesi) uyarınca, failin suça iştiraki veya kusuru somut delillerle kanıtlanmalıdır. Yargıtay’ın bu yöndeki kararları bulunmakla birlikte, güncel kararlarda şirketin iç işleyişindeki yetki dağılımına özel önem atfedilmektedir.[3][4]

Şirket Türlerine Göre Yönetici Sorumluluğu ve Yetki Dağılımı

Farklı şirket ve kurum türlerinde yönetim sorumluluğunun muhatapları şu şekilde belirlenmektedir:

  • Anonim Şirketlerde: Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, murahhas üyeler, genel müdürler, yöneticiler, tasfiye memurları ve yönetim yetkisi devredilmiş diğer şirket personeli,
  • Kollektif Şirketlerde: Yönetici ortak ve/veya temsilci ortak veya şirket müdürü,
  • Adi Komandit Şirketlerde: Komandite ortak ve komanditer ortak bulunmakla birlikte, yalnızca komandite ortağın şirketi yönetim ve temsil yetkisine sahip olması sebebiyle komandite ortak,
  • Limited Şirketlerde: Şirket müdürleri ve müdürler kurulu,
  • Derneklerde: Yönetim kurulu üyeleri,
  • Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) ve Bağlı Müesseselerde: Kurumun yöneticisi veya ilgili birim müdürleri ve personeli.

Bu kişilerin fail olabilmesi için somut olayda suç oluşturan fiillere bizzat dahil olmaları veya iştirak etmeleri gerekmektedir. Yönetim yetkisine sahip kişiler suçu bizzat işleyebilecekleri gibi; karar almak, talimat vermek veya kanuni yükümlülüklerini kasten terk ederek de suçu işleyebilirler.

Kurul halinde karar alındığı durumlarda ise konusu suç teşkil eden kararı kabul eden kurul üyeleri sorumlu olacakken; oylamaya katılmayan veya karşı oy kullanarak muhalefet şerhi koyan üyelerin cezai sorumluluğu doğmayacaktır.

Yine yönetim yetkisine sahip olmasa da temsil yetkisine sahip olan kişilerin şirket adına hareket ettiği veya hareket etmesi gerekirken etmediği durumlarda cezai olarak sorumlu tutulması mümkündür. Ancak suçun işlendiği tarihte temsil veya yönetim yetkisini hukuka ve ana sözleşmeye uygun bir iç yönergeyle devreden kişinin cezalandırılması mümkün olmayacaktır.[5]

Kişinin şirket nezdinde yetki sahibi olduğu ancak suç fiili kapsamında bu yetkinin kullanılmadığı durumlarda ceza sorumluluğu doğmayacak; fiili yetkinin kim tarafından icra edildiğinin ve asıl failin kim olduğunun belirlenmesi gerekecektir.[6]

İhmali suçlara ilişkin olarak ise şirket yöneticilerinin suçu önleme ve denetim yükümlülükleri söz konusudur. Bu yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ihmali davranışla işlenen suçlardan sorumlu tutulabilirler. Nitekim Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 369 uyarınca: “Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.”

Şirket Yöneticilerinin Cezai Sorumluluğunu Doğuran Suç Tipleri

Şirket yöneticilerinin cezai sorumluluğunu doğurabilecek suçlar; Türk Ceza Kanunu, Vergi Usul Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Bankacılık Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere geniş bir mevzuata yayılmıştır:

1. Türk Ceza Kanunu Kapsamındaki Suçlar

  • Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Suçlar (TCK m. 135-138): Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme, ele geçirme, yayma ve silinmesi gereken verileri süresinde yok etmeme suçları. 6698 Sayılı KVKK kapsamında veri sorumlusu tüzel kişilerin temsilcileri ve yöneticileri bu suçların faili olarak yargılanabilir.
  • Malvarlığına Karşı Suçlar (Beyaz Yaka Suçları): Güveni kötüye kullanma (TCK m. 155), dolandırıcılık (TCK m. 157-158), hileli ve taksirli iflas (TCK m. 161-162), şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme (TCK m. 164). Şirket yöneticilerinin kendilerine duyulan güveni kötüye kullanarak şirket malvarlığını şahsi menfaatlerine geçirmesi, “şirket içi yolsuzluk” olarak cezalandırılır.
  • Ekonomi ve Ticarete Karşı Suçlar: İhaleye fesat karıştırma (TCK m. 235), edimin ifasına fesat karıştırma (TCK m. 236), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin yetkisiz açıklanması (TCK m. 239).
  • Kamu İdaresine Karşı Suçlar: Kamu görevlilerine rüşvet verme (TCK m. 252) veya nüfuz ticareti (TCK m. 255) suçlarına iştirak eden şirket yöneticileri ağır yaptırımlarla karşılaşır.

2. Türk Ticaret Kanunu Kapsamındaki Suçlar

Türk Ticaret Kanunu’nda şirket yöneticilerinin sorumluluğunu gündeme getirebilecek fiiller şunlardır:

  • Ticaret unvanı eklerini kanuna aykırı olarak kullanmak veya ticaret unvanını kanuna aykırı devretmek,
  • TTK m. 55 ve m. 62 kapsamındaki haksız rekabet suçlarını işlemek,
  • Şirketin kuruluşu, sermaye artırımı/azaltımı, birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma işlemlerinde belgeleri sahte düzenlemek veya gerçeğe aykırı kayıt tutmak,
  • Şirket sermayesi hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunmak veya ödeme yetersizliği bilinmesine rağmen borçlanmaya gitmek,
  • Şirket değerinin biçilmesinde yolsuzluk yapmak,
  • Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine aykırı olarak izinsiz halktan para toplamak,
  • Kanunun zorunlu kıldığı internet sitesini açmamak veya içeriklerini mevzuata uygun yayınlamamak.

3. İcra ve İflas Kanunu Kapsamındaki Suçlar

İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca ticareti terk eden ancak bunu ticaret siciline bildirmeyen şirket yöneticileri (ticareti terk suçu), gerçeğe aykırı mal beyanında bulunanlar, şirketin borca batık olduğunu bilmesine rağmen iflas talebinde bulunmayan yöneticiler, icra taahhüdünü ihlal edenler ve alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudu eksilten şirket yetkilileri hapis ve disiplin hapsi cezaları ile karşılaşırlar.

4. Vergi Usul Kanunu Kapsamındaki Suçlar

Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde kaçakçılık suçları düzenlenmiştir. Sahte belge (naylon fatura) düzenleme veya kullanma, defter ve kayıtları tahrif etme, gizleme veya yok etme gibi fiillerde, şirketin kanuni temsilcileri ve bu fiillere bilfiil iştirak eden yöneticileri hakkında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezaları öngörülmektedir.

5. Bankacılık ve Sermaye Piyasası Mevzuatı Kapsamındaki Suçlar

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesinde bankacılık zimmeti suçu düzenlenmiştir. TCK m. 155’teki güveni kötüye kullanma suçunun bankacılık sektöründeki özel hali olan bu suç uyarınca; koruma ve gözetiminde olan mevduat veya banka malvarlığını kendi ya da başkasının menfaatine geçiren banka yöneticileri ağır hapis cezasıyla muhatap olurlar.

6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen bilgi suiistimali (içeriden öğrenenlerin ticareti – insider trading, m. 106) ve piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon, m. 107) suçları, özellikle halka açık şirketlerin yöneticileri bakımından doğrudan cezai sorumluluk doğurur.

Sonuç ve Yöneticiler İçin Koruyucu Tedbirler

Şirket yöneticilerinin cezai sorumluluk risklerine karşı, şirket içi temsil ve ilzam yetkilerinin yönetim kurulu tarafından açık, net ve yasal çerçeveye uygun iç yönergelerle belirlenmesi kritik öneme sahiptir. Görev ve yetki devrinin ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi, suça konu fiillerde hangi yöneticinin fiilen sorumlu olduğunun belirlenmesini sağlayarak masum yöneticilerin haksız cezai takibatlara uğramasını engeller.

Kaynakça & Referanslar

Kaynakça:

  • ARITÜRK, Ramazan, Şirket Yöneticilerinin Ceza Sorumluluğu Şirket Suçlarında Faillik, Seçkin Yayınevi, 2022, Ekim.
  • KARAASLAN, Reşit, Şirket Yöneticilerinin Suç Genel Teorisi Çerçevesinde Ceza Sorumlulukları: Kurul Hâlinde Alınan Kararlarda Nedensellik Bağı ve Faillik, Seçkin Yayınevi, 2022, Şubat.

Yargı Kararları ve Referanslar:

  • [1] Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2001/5007 E., 2001/8710 K.
  • [2] ARITÜRK, R., Şirket Yöneticilerinin Ceza Sorumluluğu, s. 181.
  • [3] Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 1990/9-312 E., 1990/340 K.; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 1994/12371 E., 1995/3194 K.
  • [4] Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 2015/3105 K., 2015/4098 K.
  • [5] Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2004/9451 E., 2005/1030 K., T. 10.3.2005; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2007/2736 E., 2008/11899 K., T. 17.11.2008.
  • [6] ARITÜRK, s. 284.

Şirket Yöneticilerinin Ceza Hukuku Açısından Sorumlulukları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Tüzel kişilere (şirketlere) hapis cezası verilebilir mi?

TCK m. 20/2 uyarınca tüzel kişiler hakkında doğrudan ceza (hapis) uygulanamaz; ancak suçtan menfaat sağlayan tüzel kişiler hakkında faaliyet izninin iptali ve müsadere gibi güvenlik tedbirleri uygulanır. Hapis cezası suçu işleyen gerçek kişi yöneticilere verilir.

Şirkette yetki devri yönetim kurulu üyelerini cezai sorumluluktan kurtarır mı?

Ceza hukukunda şahsi kusur ilkesi esastır. TTK m. 367 ve 371 uyarınca iç yönerge ile yetki devri yapılmışsa, suç teşkil eden fiil kimin fiili egemenliği ve talimatı altında işlenmişse cezai sorumluluk o murahhas üye veya müdüre aittir.

Şirket ortağı ile şirket yöneticisi arasındaki cezai sorumluluk farkı nedir?

Yalnızca hisse sahibi olan pasif ortakların, yönetim ve imza yetkisi bulunmadığı sürece şirket işlemlerinden ötürü cezai sorumluluğu doğmaz. Sorumluluk fiilen karar alan ve uygulayan yöneticilere aittir.

Yöneticilere yönelik önleyici ceza uyum programı (Compliance) neden şarttır?

Önleyici ceza uyumu, şirketin muhasebe, satın alma, insan kaynakları ve kamu ihaleleri süreçlerindeki cezai riskleri önceden denetleyerek yöneticilerin bilmeyerek suç isnatlarıyla karşılaşmasını engeller.

⚖️

Hukuki Değerlendirme & Yazarlar

Av. Özlem Hayalioğlu

Av. Özlem Hayalioğlu

Yönetici Ortak

Şirketler Hukuku, Aile Hukuku & Sözleşmeler

Av. Engin Berkay Uzun

Av. Engin Berkay Uzun

Ortak Avukat

Ceza Hukuku, Beyaz Yaka Suçları & Ticaret Hukuku

Av. Nihal Selen İşmen

Av. Nihal Selen İşmen

Ortak Avukat

Aile Hukuku, Tazminat Davaları, İş Hukuku