İçeriğe geç
Anasayfa » Makalelerimiz » Abonelik Sayaçlarında Mühür Bozma Suçu

Abonelik Sayaçlarında Mühür Bozma Suçu

⚡ Hızlı Hukuki Değerlendirme & Doğrudan Cevap

Abonelik sayaçlarında mühür bozma suçu, TCK m. 203 kapsamında kamusal veya özel yetkiye dayanılarak konulan mührün hukuka aykırı şekilde sökülmesi, bozulması veya amacına aykırı davranılmasıyla oluşur. Suçun oluşması için sayacın tüketim kaydetmeye devam edip etmemesi aranmaz; mührün fiziki bütünlüğünün bozulması yeterlidir. Suç elektrik, su veya doğalgaz hırsızlığı (karşılıksız yararlanma – TCK m. 163) ile birleşirse fail her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılır.

⚖️ Kanun Maddesi: TCK m. 203🏛️ Görevli Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi⏳ Zamanaşımı: 8 Yıl

Mühür bozma suçu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 203 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre;

“Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Mühür, bir şeyin yapılmaması ya da nasıl yapılması gerektiği yönünde kamunun iradesini ortaya koymaktadır.Resmi Mühür Yönetmeliği’nde de (RG., 12.09.1984-18513) mührün tanımı ve kullanım yetkisi düzenlenmiştir. Buna göre; Yönetmeliğin 2’nci maddesinde şöyle bir düzenleme yapılmıştır:

“Resmi mühür; yapımına 3’üncü maddede belirtilen mercilerce karar verilip, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü‘nce imal ve tescil edilen ve resmi mühür beratı ile birlikte kullanılma imkanı olan bir araçtır.”

Yönetmeliğin 3. maddesinde ise;

“Resmi Mühürler yalnızca kuruluş kanunları ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri gereği kendilerine kamu görevi verilmiş kurum veya kuruluşlarca kullanılabilir.”

hükmü yer almaktadır.

Buna göre; mühür kullanabilecek organlar, yalnızca idarenin kanuniliği ilkesi gereğince kanunla kamu görevi verilmiş olan kurum ve kuruluşlardır.

Mührü kaldırmak fiili ise, kısmen veya tamamen mührün bozulmasıdır. Bu fiil, mührün konulduğu yerden uzaklaştırılmış veya tanınmaz hale getirilmiş olması şeklinde; mühür koyulan şeyin muhafazasının veya aynen mevcudiyetinin kontrol imkanının ortadan kaldırılması şeklinde gerçekleşebilir. Bunların dışında, mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi de suçu meydana getirebilir. Mühürlenen iş yerinde mühür sökülmeden faaliyetlere devam edilmesi hali de bu duruma örnektir.

Bu eylemlerin gerçekleşmesi için, mührün hukuka uygun bir şekilde konulmuş olması da gerekir. (Yargıtay 17. Ceza Dairesi, 21.03.2018 T. 2016/3062 E., 2018/3570 K.) Öncelikle mührün fiilen konulmuş olduğunun anlaşılması için işlemin yapıldığına dair usulüne uygun düzenlenmiş bir tutanak düzenlenmiş olmalıdır. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 05.04.2017 T., 2016/844 E., 2017/2563 K.) Tutanak sonrası mührün fiilen konulması da gerekmektedir.  Bu tutanağın gerek sanığın gerekse görevlilerin imzasını ihtiva edecek şekilde düzenlenmesi ve mühürleme yapıldığı hakkında sanığa bildirimde bulunulduğunu ispatlar bir belgenin varlığı gerekmektedir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 15.05.2014 T., 2014/1415 E., 2014/5477 K.) Bir başka deyişle, hukuka uygun olarak konulmayan mühürden ötürü hakim ceza veremez ve bu hususu hakimin re’sen araştırması gerekir.

Suçun manevi unsuru açısından ise sanığın, mühürleme işleminden haberdar olması yeterli olup tutanağın tebliği gerekmemektedir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.01.2019 T., 2017/11-129 E., 2019/21 K.)

Zincirleme suç hükümlerince ise, aynı mühür bozma tutanağından birden fazla dava açılan sanık hakkında tek bir mühür bozma suçu oluşacakken aynı sanık hakkında aynı yere ilişkin birden çok mühür bozma tutanağı düzenlenmişse zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 22.06.2017 T., 2016/1430 E, 2017/4934 K., Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 30.09.2019 T., 2019/1245 E., 2019/6803 K.)

İşbu makalenin konusu olan, elektrik, su ve doğalgaz sayaçlarında yapılan mühürleme işleminin bozulması durumunda TCK 203 kapsamında suç oluşup oluşmadığı hususu ayrıca incelenmelidir. 4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un madde 37/a hükmünce, özelleştirilen kurumların özel hukuk hükümlerine tabii olduğu düzenlenmiştir.

Ülkemizde 30 Eylül 2013 tarihine dek bütün elektrik dağıtım kurumları özelleştirilmiştir. Su dağıtım kuruluşlarının tamamı kamu kurumu iken doğalgaz dağıtım kuruluşlarının ise bir kısmı özelleştirilmiş, bir kısmı ise halen kamu kurumu niteliğindedir. (Yargıtay 23. Ceza Dairesi, 2015/9953 E., 2015/1304 K.) Kamu kurumu nitelikli kurumlarca usulüne uygun konulan mühürlerin kaldırılması halinde suç oluşacaktır.

Öncelikle su ve özelleştirilmeyen idarelere ait doğalgaz sayaçlarında da kişinin borcunu ödememesi nedeniyle konulan mühürlerin bozulması, söz konusu suçu oluşturacak nitelikteyken; sayaçlara fabrika üretimi sırasında açıklayıcı mahiyette konulan mühürlerin bozulması, suça konu olamayacaktır. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 27.12.2016 T., 2015/7363 E., 2016/8815 K.) Buradan da anlaşılmaktadır ki, Yargıtay kamu kudretine dayalı olarak konulmamış, ekonomik sebeplerle veya ürün sorumluluğunu gözeterek özel hukuk kişilerinin koyduğu mühürlerin bozulmasını mühür bozma suçunun işlendiği şeklinde değerlendirmemektedir.

Yargıtay Ceza Daireleri özelleştirilen şirketlerin koydukları mühürlerin, şirket özelleştirilmeden önce mühür bozma tutanağı düzenlendiği hallerde suça sebebiyet vereceğini; (Yargıtay 21. Ceza Dairesi, 05.05.2015 T. 2015/9967 E., 2015/713 K.) özelleştirme sonrası düzenlenen tutanakların ise suça konu olmayacağı yönünde kararlar vermektedir (Yargıtay 21. Ceza Dairesi, 2016/9967 E., 2017/616 K.). Kurumların ne zaman özelleştirildiklerinin tespiti ise Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na yazılan müzekkereler ile tespit edilmektedir. Özel şirketlere ise ilgili kanunlarda mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK md. 203 hükümlerinin uygulanacağına yönelik bir hükme yer verilmediği için özelleştirilen şirketlerin koydukları mühürlerin bozulması halinde suça sebebiyet verilmediği görüşü hakimdir. (Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 02.04.2018 T., 2016/6868 E., 2018/4806 K.)

Ancak, Ceza Genel Kurulu’nun görüşü, 2017 yılına kadar özelleştirilen kurumların düzenledikleri tutanaklar uyarınca da diğer unsurların varlığı halinde suçun oluşacağı yönündeydi (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 31.10.2017 T. 2017/11-23 E., 2017/452 K.). Son olarak Ceza Genel Kurulu da bu görüşünü değiştirerek özelleştirilen kurumların düzenlediği tutanakların suça sebebiyet vermeyeceği hususunda karar kılmıştır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 16.10.2018 T., 2017/11-483 E., 2018/427 K.)

Doktrindeki bazı görüşler, CGK’nın son içtihatlarına katılmamaktadır. TCK md 203 hükmünün lafzındaki “kanun” ibaresinin şekli olarak değil maddi olarak anlaşılması gerektiği, kuruma verilen yetkinin yönetmelik ile verilmiş olmasının da yeterli olması gerektiği ifade edilmektedir. Zira Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin (RG., 30.05.2018-30438) md. 43/4 hükmünce: “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur.” ifadesi yer almaktadır. Bu düzenleme de göstermektedir ki, kanun koyucu lisans ile alt yapı hizmetini sağlayan kuruluşun kamusal bir hizmet verdiğini kabul etmektedir.

Son olarak su, elektrik doğalgaz hizmetlerinden usulsüz kullanım nedeniyle konulan mühürlemelere rağmen yararlanmaya devam ediliyorsa, TCK md. 163 hükmünce karşılıksız yararlanma suçu işlenmiş kabul edilmektedir. Bu halde fikri içtima uygulanması gerektiği yönünde doktrinde görüşler bulunmaktadır.

KAYNAKÇA

Özbek Veli Özer, Ekonomik Ceza Hukuku İkinci Kitap: Özel Hükümler, 1. Bası, Ankara 2021, s. 477.

Önder Ayhan, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 4. Bası, İstanbul 1994, s. 248.

Artuk/Gökcen/Alşahin/Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, s. 701

Özbek Veli Özer, Ekonomik Ceza Hukuku İkinci Kitap: Özel Hükümler, 1. Bası, Ankara 2021, s. 483-484.

Barkır Kamil, Mühür Bozma Suçu (TCK m. 203), İstanbul, 2019.

Özbek Veli Özer, Ekonomik Ceza Hukuku İkinci Kitap: Özel Hükümler, 1. Bası, Ankara 2021, s. 484.

Abonelik Sayaçlarında Mühür Bozma Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Sayaç mührünü bozmanın cezası nedir?

TCK m. 203 uyarınca kanun veya yetkili makamların emri uyarınca konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Mühür bozma suçu ile karşılıksız yararlanma (kaçak kullanım) arasındaki fark nedir?

Mühür bozma (TCK 203) mührün hukuki varlığına karşı işlenen kamusal bir suçtur. Karşılıksız yararlanma (TCK 163) ise sayaca müdahale edilerek enerjinin bedelsiz tüketilmesi halidir. Kaçak kullanımda bedel ödenirse TCK 163 düşebilir ancak TCK 203 mühür bozma suçu devam eder.

Mühür bozma suçu uzlaşmaya tabi midir?

Hayır, TCK 203 kapsamındaki mühür bozma suçu kamunun güvenine karşı suçlar arasında yer aldığından CMK m. 253 uyarınca uzlaşma kapsamında değildir.

Sayaç mührünün yetkisiz personelce takılması suçu etkiler mi?

Yargıtay içtihatlarına göre mühürleme tutanağının usulüne uygun düzenlenmiş olması ve mührü koyan kurumun yasal mühürleme yetkisinin bulunması suçun kurucu unsurudur. Usulsüz mühürleme tutanakları beraat sebebi sayılmaktadır.

⚖️

Hukuki Değerlendirme & Yazarlar

Av. Özlem Hayalioğlu

Av. Özlem Hayalioğlu

Yönetici Ortak

Şirketler Hukuku, Aile Hukuku & Sözleşmeler

Av. Engin Berkay Uzun

Av. Engin Berkay Uzun

Ortak Avukat

Ceza Hukuku, Beyaz Yaka Suçları & Ticaret Hukuku

Av. Nihal Selen İşmen

Av. Nihal Selen İşmen

Ortak Avukat

Aile Hukuku, Tazminat Davaları, İş Hukuku