İçeriğe geç
Anasayfa » Makalelerimiz » Israrlı Takip Suçu ve Cezası (TCK m. 123/A)

Israrlı Takip Suçu ve Cezası (TCK m. 123/A)

⚡ Hızlı Hukuki Değerlendirme & Doğrudan Cevap

TCK m. 123/A uyarınca ısrarlı takip suçu; bir kimseye fiziken takip ederek veya bilişim sistemlerini, sosyal ağları, e-posta ve iletişim araçlarını kullanarak ısrarlı şekilde temas kurmaya çalışarak mağdurda huzursuzluk, tedirginlik yaratılması veya mağdurun kendisinin/yakınının güvenliğinden endişe duymasına sebep olunmasıyla oluşur. Kadına karşı şiddetle mücadele kapsamında müstakil suç tipi olarak ihdas edilmiştir.

⚖️ Kanun Maddesi: TCK m. 123/A🏛️ Görevli Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi⏳ Şikayet Süresi: 6 Ay

Ülkemizde kadına yönelik şiddet eylemlerinin ve kadın cinayetlerinin kamuoyunun gündeminde uzun süredir yer alması ve bu kapsamda alınan tedbirlerin hukuki boyutu değerlendirildiğinde; faillerin (çoğunlukla eski eşler ve/veya eski partnerler) uyguladıkları şiddet biçimlerinin yalnızca “fiziksel şiddet” boyutunda ele alınamayacak kadar çeşitlendiği görülmektedir. Bu kapsamda ceza adalet sisteminde yeni düzenlemeler yapılması ve önleyici koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi hayati bir zorunluluk haline gelmiştir.

Uygulamada, kadın ve çocuklara odaklanan şiddet eylemlerinin büyük bir kısmında, ölüm veya ağır bedensel yaralama ile sonuçlanan trajik olaylardan önce bu vahim neticelerin öngörülebilir olduğu acı tecrübelerle sabit olmuştur.

Nitekim şiddet vakalarının önemli bir bölümünde, failin mağduru olay öncesinde ısrarlı bir şekilde fiziken takip ettiği, dijital mecralar, sosyal ağlar veya üçüncü kişiler aracılığıyla sürekli ve sistematik biçimde rahatsız ettiği bilinmektedir. Ancak bu fiilleri gerçekleştiren kişilere karşı somut bir fiziki şiddet meydana gelmeden önce uygulanan idari ve adli tedbirlerin çoğu zaman yetersiz kaldığı görülmüştür. İşte bu tehlikeli fiillerin önünü kesmek ve şiddet eylemlerine dönüşmesini engellemek amacıyla 12.05.2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na “Israrlı Takip” başlıklı 123/A maddesi eklenmiştir. Ceza hukuku bağlamında atılan bu tarihi adım, şiddetin ayak sesleri niteliğindeki ısrarlı takip eylemlerini müstakil bir suç tipi haline getirerek etkin bir yaptırıma bağlamıştır.

Bu çalışmamızda, 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’na ihdas edilen 123/A maddesi kapsamındaki ısrarlı takip suçu; suçun maddi ve manevi unsurları, nitelikli halleri, içtima, teşebbüs, iştirak, muhakeme usulü, tutuklama yasağı ve uzlaştırma yasağı boyutlarıyla doktrin ve yargı kararları ışığında kapsamlı bir şekilde incelenmektedir.

Israrlı Takip Suçu Nedir? (TCK Madde 123/A)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesinin yasal metni şu şekildedir:

(1) Israrlı bir şekilde; fîziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Suçun;
a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,
b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,
c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi,
hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Madde metninde ısrarlı takip suçunu oluşturan tipik hareketler açıkça tanımlanmıştır. “Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi” uyarınca bir fiilin cezalandırılabilmesi için kanunda öngörülen tipik unsurların somut olayda gerçekleşmesi zorunludur. Tipiklik; maddi unsurlar (fiil, netice, nedensellik bağı, fail, mağdur ve suçun konusu) ile manevi unsurlar (kast, taksir ve saik) olmak üzere iki ana kategoride değerlendirilir.[1][2]

Israrlı Takip Suçunun Maddi Unsurları

1. Fiil

a. Davranış Sayısına Göre Sınıflandırma (Seçimlik Hareketli Suç Niteliği)

Israrlı takip suçu seçimlik hareketli bir suçtur. Kanun koyucu maddede iki temel seçimlik hareket öngörmüştür:

  • Fiziken takip etmek: Mağdurun sokakta, iş yerinde, okulunda veya evinin çevresinde bedensel olarak izlenmesi, gözetlenmesi ya da karşısına çıkılmasıdır.
  • Temas kurmaya çalışmak: Telefon, SMS, WhatsApp, Instagram, X (Twitter), e-posta gibi iletişim araçları veya bilişim sistemleri üzerinden ya da ortak tanıdıklar/üçüncü şahıslar aracı kılınarak mağdurla irtibat kurma arayışıdır.

İletişim araçları bireylerin duygu ve düşüncelerini aktarmaya yarayan araçlardır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan sosyal medya ağları ve mesajlaşma platformları da bilişim sistemleri ve iletişim araçları kapsamındadır. Kanunun genel bir ibare kullanmış olması, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni teknolojik iletişim kanallarının da madde kapsamına dahil edilebilmesine olanak tanımaktadır.

Failin bu seçimlik hareketlerden birini veya birkaçını gerçekleştirmesi suçun oluşumu açısından yeterlidir. Ancak failin birden fazla seçimlik hareketi birlikte gerçekleştirmesi halinde, bu durum TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak dikkate alınacaktır.

İtiyadi Suç Niteliği (Israr Unsuru): Israrlı takip suçu itiyadi (alışkanlık oluşturan) nitelikte bir suç tipidir. Bir suçun itiyadi sayılabilmesi için hareketin birden fazla kez tekrarlanarak failde bir kararlılık ve inat göstermesi gerekir. Takip veya temas kurma eyleminin ısrar boyutuna ulaşabilmesi için tekil bir hareket yeterli olmayıp, eylemin müteaddit defalar tekrarlanması şarttır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, ısrar unsurunun doğumu fiilin birden fazla kez gerçekleştirilmesine bağlıdır.[3]

Madde gerekçesinde ısrar unsuru şu şekilde açıklanmıştır:

“Israr, bir düşüncede veya davranışta ayak diremek anlamına gelmekte olup maddede belirtilen fiillerin tekrarlanmasını ifade etmektedir. Israr, haksızlık içeriği itibarıyla fiilin cezalandırılmayı gerektirir boyuta ulaşıp ulaşmadığını gösteren bir ölçüttür. Haksızlık teşkil eden fiilin makul sayılabilecek bir ölçüde gerçekleştirilmesi durumunda bu suç oluşmayacaktır. Israr unsurunun varlığı bakımından aynı fiilin birkaç kez tekrarlanması şart değildir. Fail maddede belirtilen seçimlik hareketlerden birini ısrarla tekrarlayabileceği gibi, farklı yer ve zamanlarda farklı seçimlik hareketleri tekrarlamak suretiyle de ısrar iradesini ortaya koyabilir. Israr unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliklerine göre hakim tarafından takdir edilecektir.”

b. Hareketin Şekline Göre Sınıflandırma

Israrlı takip suçu yalnızca icrai (aktif) bir hareketle işlenebilir. Gerek fiziken takip etme gerekse iletişim vasıtalarıyla temas kurmaya çalışma aktif bir bedensel davranış gerektirir. Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi mümkün değildir.

c. Hareketin Devam Edip Etmemesine Göre Sınıflandırma

Bu suç neticeli ve ani hareketli bir suç niteliğindedir. Tipik fiilin icra edilmesi ve bunun neticesinde mağdur üzerinde ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi doğduğu anda suç tamamlanır.

2. Netice (Zarar Suçu Niteliği)

Ceza hukukunda hareketten ayrılabilen dış dünyadaki değişiklik netice olarak adlandırılır. TCK m. 123/A kapsamında öngörülen netice; mağdur üzerinde “ciddi bir huzursuzluk oluşması” ya da mağdurun “kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasıdır”.

Bu yönüyle ısrarlı takip suçu, TCK m. 123’te düzenlenen ve bir soyut tehlike suçu olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrılarak bir zarar suçu niteliği taşımaktadır. Zarar suçlarında haksızlık teşkil eden fiilin işlenmesiyle suçun konusu üzerinde somut ve gerçek bir zarar meydana gelmektedir.[4][5]

Mağdur üzerinde oluşan huzursuzluk veya güvenlik endişesinin varlığı sübjektif değil, objektif ölçütlere göre değerlendirilmelidir. Yani eylemin, ortalama bir insanda ve hayatın olağan akışı altında ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratmaya elverişli olup olmadığı araştırılır.[6][7]

Eğer failin ısrarlı takibi sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulması gibi daha ağır neticeler meydana gelirse, failin bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olması şartıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri (TCK m. 23) uygulama alanı bulacaktır.

3. Fail ve Mağdur

Fail: Israrlı takip suçunun faili herkes olabilir; fail bakımından kanunda herhangi bir özel sıfat aranmamıştır (özgü suç değildir). Ancak failin ayrılık kararı verilen veya boşandığı eş olması ya da hakkında uzaklaştırma kararı bulunan kişi olması halleri cezayı artıran nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Mağdur: Herkes bu suçun mağduru olabilir. Kadın, erkek veya çocuk herkes mağdur statüsündedir. Suçun çocuğa karşı işlenmesi ise nitelikli hal teşkil eder.

Israrlı Takip Suçunun Manevi Unsuru

Israrlı takip suçu ancak doğrudan kastla işlenebilir. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m. 21). Kanunda bu suçun taksirle işlenebileceğine dair bir düzenleme bulunmadığından taksirle ısrarlı takip suçu işlenemez.[8]

Suçun temel şekli bakımından özel bir saik (amaç) aranmamıştır. Madde gerekçesinde belirtildiği üzere failin ısrarlı takip fiilini hangi saikle işlediği suçun oluşumu bakımından önem taşımaz.

Cinsel Taciz Suçu ile Ayrım: Ancak fail ısrarlı takip fiilini cinsel saiklerle (cinsel arzu ve isteklerini tatmin amacıyla) gerçekleştirmişse, fail ısrarlı takip suçundan değil, TCK m. 105 kapsamında düzenlenen cinsel taciz suçundan sorumlu tutulacaktır. Bu doğrultuda failin saiki hakim tarafından titizlikle incelenmelidir.[9][10]

Israrlı Takip Suçunun Nitelikli Halleri (TCK m. 123/A-2)

TCK m. 123/A-2 hükmünde, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri şu şekilde düzenlenmiştir:

  • a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi: Şiddet tehdidine en açık durumdaki çocukların ve eski eşlerin korunması hedeflenmiştir.
  • b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması: Takibin mağdurun gündelik hayatını, eğitimini veya ekonomik varlığını sürdürmesini imkânsız hale getirdiği durumları cezalandırmaktadır.
  • c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi: 6284 sayılı Kanun veya CMK kapsamında verilmiş önleyici adli/idari tedbirlere meydan okuyan faillerin tehlikeliliği nedeniyle ceza artırılmaktadır.

Bu nitelikli hallerin varlığı halinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Hukuka Aykırılık Unsuru

Fiilin suç teşkil edebilmesi için hukuka aykırı olması şarttır. Türk Ceza Kanunu’nda yer alan hukuka uygunluk sebepleri bu suçta da uygulama alanı bulabilir:

  • Kanun hükmünü icra (TCK m. 24/1): Yasal tebligat işlemlerinin yürütülmesi veya kanunen zorunlu adli bildirimlerin yapılması hukuka uygunluk sebebidir.
  • Yetkili merciin emrini ifa (TCK m. 24/2): Konusu suç teşkil etmeyen hukuka uygun amir emirlerinin yerine getirilmesi.
  • Hakkın kullanılması (TCK m. 26/1): Örneğin konut veya çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin, vadesi gelmiş kira borcunu ödemeyen kiracıya makul aralıklarla yasal ihtar çekmesi veya bildirimde bulunması hakkın kullanılması kapsamında olup ısrarlı takip suçunu oluşturmaz.
  • İlgilinin rızası (TCK m. 26/2): Israrlı takip suçunda mağdurun rızası ancak tasarruf edebileceği haklar kapsamında geçerlidir; çocuğa karşı işlenen fiillerde rıza hukuka uygunluk sebebi sayılamaz. Ayrıca adli tıp ve psikiyatri raporlarında mağdurların yoğun baskı altında rıza göstermiş gibi davrandıkları durumlar irade fesadı kapsamında değerlendirilmelidir.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Israrlı takip suçu sırf hareket (ani neticeli) bir suç niteliğinde olduğundan, kural olarak icra hareketlerinin bölünebildiği durumlar haricinde teşebbüse elverişli değildir. Hareketlerin tamamlanması ve neticenin doğması ile suç vücut bulur.[11]

İştirak

Israrlı takip suçuna iştirakin her türlüsü (müşterek faillik, azmettirme, yardım etme) mümkündür. TCK m. 123/A metnindeki “üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak” ibaresi gereğince, fiilin icrasında kullanılan üçüncü kişinin durumu somut olaya göre değerlendirilir:

  • Üçüncü kişinin eylemi suçun icrası için zorunlu ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurucu nitelikte ise müşterek fail (TCK m. 37),
  • Eylem yalnızca failin fiiline maddi veya manevi destek sağlama boyutunda kalmışsa yardım eden (TCK m. 39) olarak sorumlu tutulacaktır.
  • Suç işleme kararı olmayan bir kişiyi bu suçu işlemeye ikna eden kimse ise azmettiren (TCK m. 38) sıfatıyla cezalandırılır.

İçtima Kuralları

Failin ısrarlı takip oluşturan eylemleri aynı zamanda başka bir suçun tipik unsurlarını meydana getiriyorsa içtima kuralları uygulanır:

  • Fail takip sırasında mağduru tehdit etmişse TCK m. 106 (tehdit),
  • Takip ve temas sırasında onur ve saygınlığı rencide edici sözler sarf edilmişse TCK m. 125 (hakaret),
  • Eylem cinsel amaç ve saikle gerçekleştirilmişse TCK m. 105 (cinsel taciz) hükümleri uygulanacaktır.
  • Kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak suçu işlemesi halinde TCK m. 43/2 uyarınca aynı neviden fikri içtima hükümleri tatbik edilebilir. Zincirleme suç hükümleri bakımından, suçun tipik unsuru olan ısrar zaten birden fazla fiili bünyesinde barındırdığından tek bir takip süreci tek suç sayılır; ancak kesintiye uğrayıp yeni bir suç işleme kararıyla başlatılan takipler zincirleme suç oluşturabilir.

Yaptırım, Soruşturma Usulü ve Zamanaşımı

  • Cezası: Suçun temel şekli (m. 123/A-1) altı aydan iki yıla kadar hapis; nitelikli hali (m. 123/A-2) ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanmıştır.
  • Şikâyet Koşulu: Suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m. 123/A-3). Mağdur fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır.
  • Dava Zamanaşımı: TCK m. 66 uyarınca suçun asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
  • Görevli Mahkeme: Yargılama Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülür.

Tutuklama Tedbiri ve Adli Kontrol

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/4 uyarınca; üst sınırı iki yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Israrlı takip suçunun temel şeklinde (TCK m. 123/A-1) cezanın üst sınırı iki yıl hapis olduğundan, kanuni tutuklama yasağı kapsamındadır. Bu aşamada CMK m. 109 uyarınca adli kontrol tedbirleri (yurt dışına çıkış yasağı, belirli yerlere yaklaşmama) uygulanabilir.

Buna karşılık, suçun nitelikli hallerinde (TCK m. 123/A-2) cezanın üst sınırı üç yıl olarak belirlendiğinden, bu hallerde fail hakkında tutuklama tedbiri uygulanması hukuken mümkündür.

Cezanın Ertelenmesi ve HAGB

Hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları hakkında, sanığın adli sicil kaydı ve duruşmadaki tutumu dikkate alınarak cezanın ertelenmesi (TCK m. 51) veya 5 yıllık denetim süresi öngörülerek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB – CMK m. 231) kararı verilebilir.

Önemli İstisna: Uzlaştırma Yasağı (CMK m. 253/2)

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uyarınca şikâyete bağlı suçlar kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. Ancak 7406 sayılı Kanun ile CMK m. 253/2 hükmüne özel bir fıkra eklenmiştir:

“Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda ve ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) uzlaştırma yoluna gidilemez.”

Bu hayati düzenleme uyarınca ısrarlı takip suçu şikâyete tabi olmasına rağmen, mağduru failin baskı ve manipülasyonlarından korumak amacıyla mutlak şekilde uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.

Kaynakça & Referanslar

  • [1] ARTUK, M. Emin; GÖKCEN, Ahmet; YENİDÜNYA, A. Caner, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara, 2021.
  • [2] ARTUK, GÖKCEN, ALŞAHİN, ÇAKIR, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 2019, s. 319.
  • [3] Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/12883 K.
  • [4] HAFIZOĞULLARI, Zeki; ÖZEN, Muharrem, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler: Kişilere Karşı Suçlar, US-A Yayıncılık, Ankara.
  • [5] CENTEL, Nur; ZAFER, Hamide; ÇAKMUT, Özlem, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Beta Yayıncılık, İstanbul.
  • [6] TEZCAN, Durmuş; ERDEM, M. Ruhan; ÖNOK, Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2020.
  • [7] ÖZTÜRK, Bahri; ERDEM, M. Ruhan, Uygulamalı Ceza Hukuku ve Güvenlik Tedbirleri Hukuku, Seçkin Yayıncılık, 2016.
  • [8] YÜCE, Turhan Tufan, Ceza Hukuku Dersleri, Manisa, 1982, s. 334.
  • [9] KOCA, Mahmut; ÜZÜLMEZ, İlhan, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara, 2021.
  • [10] Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2019/7006 E., 2019/13675 K.
  • [11] PARLAR, Ali; HATİPOĞLU, Muzaffer, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Yorumu, Ankara.
  • [12] SOYASLAN, Doğan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara.
  • [13] Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2014/3372 E., 2015/8908 K.

Israrlı Takip Suçu ve Cezası (TCK m. 123/A) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Israrlı takip suçunun cezası nedir?

TCK m. 123/A/1 gereğince ısrarlı takipte bulunan faile 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir.

Hangi hallerde ısrarlı takip suçunun cezası artırılır?

Suçun; çocuğa veya ayrılık kararı verilen/boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okul veya işyerini değiştirmesine yol açması veya hakkında uzaklaştırma kararı varken işlenmesi halinde ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak uygulanır.

Israrlı takip suçu şikayete tabi midir?

Evet, TCK m. 123/A kapsamındaki suç mağdurun şikayetine tabidir; ancak nitelikli hallerde savcılık soruşturmayı daha sıkı yürütür. Suç uzlaştırma kapsamı dışındadır.

6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı alınabilir mi?

Evet, ısrarlı takip mağdurları 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında derhal uzaklaştırma ve koruma tedbiri kararı alabilirler.

⚖️

Hukuki Değerlendirme & Yazarlar

Av. Özlem Hayalioğlu

Av. Özlem Hayalioğlu

Yönetici Ortak

Şirketler Hukuku, Aile Hukuku & Sözleşmeler

Av. Engin Berkay Uzun

Av. Engin Berkay Uzun

Ortak Avukat

Ceza Hukuku, Beyaz Yaka Suçları & Ticaret Hukuku

Av. Nihal Selen İşmen

Av. Nihal Selen İşmen

Ortak Avukat

Aile Hukuku, Tazminat Davaları, İş Hukuku